Anasayfa / Genel / Kaybettikleriniz Müzesi

Kaybettikleriniz Müzesi



Bu gece ilginç bir müze gezdim.Gezmeye neresinden başlayacağımı bilemedim.Fotoğraf çekmek yasaktı , makine mı almadılar içeri.Bir görevli geldi yanıma.’ Lütfen hiç bir şeye dokunmayınız’, diye uyardı beni. Zaten isteseniz de dokunamayacağınız pek çok şey sergileniyordu müzede. Kaybettikleriniz müzesi…

Bal rengi bisikletim değil mi bu.Az mı düştüm senden. 9 numara sarı-kırmızı formamda burada. Top sahası , onuda mı sığdırdınız.Şunlar ismimizin baş harflerini kalp yapıp kazıdığımız banklar değil mi. Bak hala silinmemiş isimler.Silinse de yüreklere kazımadık mı zaten…Ertan’ın köftelerinin müzede ne işi var.Bunları nasıl böyle sıcak tutmayı başardınız…Dut ağaçları.5 küçük çocuğa ev olabilen dut ağaçlarımız.Hadi yine tırmanalım diyorum.Ama dokunamıyorum.Şu seni ilk gördüğüm okul servisi değil mi?

Ağzımı dayayarak su içtiğim musluk.Anneannemin bahçesi.Mavi kapı. Bahçeyi mi kazsam yine.Bayram öncesi on beş gün yanında uyuduğum kuzumu bu.Kesmeyin sakın…Anneannemmm…Dedemde burada…

Eşimde burda, ailesi.. Bükmeler…

Winny gel bakıyım yanıma seviyim seni , desemde dokunamıyorum…

Evler , arabalar , ofisler…

Bak Antalya’nın falezleri…

Söyleyemediğim o kadar çok şey var ki bu müzede. Sayfalara sığmaz. Pek çok kişi…

Sahip olduklarımla mutlu , dokunamadıklarımla buruk ayrılıyorum müzeden…

Mutlaka bir kaybettikleriniz müzesi vardır…

Muhakkak dolaşın. Bir daha asla dokunamayacak olsanız bile…

Alıntı ( S. D. (Jeosonic 🙂 ) )

   quup        

Takdir Et, Devam Et

E-mail adresinizi yayınlamıyoruz. Gerekli alanlar : *

*