Anasayfa / Genel / Mübarek Berat Kandilinizi Tebrik Ederim

Mübarek Berat Kandilinizi Tebrik Ederim



Öncelikle tüm ziyaretçilerimin ve İslam aleminin mübarek Berat kandilini tebrik eder, hayırlı mutlu ve huzurlu bir yaşam dilerim. Ramazan ayına yaklaştığımız şu günlerde insanların daha sağduyuyu ve bu hayatın birgün sonlanacağını unutmaması gerektiğini hatırlatmak isterim. Bu nedenledir ki Allah hepimize iyilerle olmayı nasip eylesin.

Aşağıdaki yazı ise Osman Ünlü’nün Türkiye Gazetesi’ndeki bu geceyi ve bu geceyi nasıl değerlendirmemiz gerektiğini anlatan bir yazı. Faydalı olması dileğiyle..

Berât veya berâet, sözlük anlamı itibariyle, temize çıkarmak, bir şahsın, hakkında iddia edilen suçtan uzak olduğunun veyâ işlediği söylenilen suçun gerçekte suç olmadığının anlaşılması anlamındadır. Ayrıca berât, kurtuluş vesîkası anlamına da gelmektedir. Peygamber efendimiz buyurdu ki:(Âhirette pek çok kimse, hesâba çekilmeden Cennet’e girerler. Onlar için mîzân, terâzi kurulmaz. Onlara verilen sayfalar üzerine; “Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah. Bu filânın oğlu filânın Cennet’e girmesinin ve Cehennem’den kurtulmasının berâetidir” yazılır.)

DÜNYADA VERİLEN BERÂT!..
Abdullah ibni Ömer hazretleri bir gün Resûlullah efendimizin huzûruna gelince;
(Kıyâmet günü herkesin berâtı, yani kurtuluş vesîkası, her işi ölçüldükten sonra verilir. Abdullah’ın berâtı ise, dünyâda verilmiştir) buyururlar. Sebebi sorulduğunda;
(Kendisi verâ ve takvâ sâhibi olduğu gibi, duâ ederken “Yâ Rabbî! Benim vücûdumu, kıyâmet günü o kadar büyük eyle ki, Cehennemi yalnız ben doldurayım. Cehennemi insanla dolduracağım diye verdiğin sözün böylece yerine gelmiş olsun da, Muhammed aleyhisselâmın ümmetinden hiç kimse Cehennemde yanmasın” diyerek din kardeşlerini kendi canından dahâ çok sevdiğini göstermişdir) buyurdu.
Bir hac zamânında, Ebû Amr ez-Zücâcî hazretlerinin yanına birisi gelerek;
-Haccımı yaptım. Berâtımı ver. Senin arkadaşların, berâtımı almam için beni sana gönderdiler deyince, Ebû Amr ez-Zücâcî hazretleri, o kimseye şaka yapıldığını anlar ve ona, Kâbe’yi işâret ederek;
-Git oraya ve yâ Rabbî! Bana berâtımı ver, de! buyurur. Bir süre sonra o kimse, elinde bir kâğıt ile geri döner. Kâğıdın üzerinde yeşil hat, yazı ile;
“Bismillâhirrahmânirrahîm. Bu falan oğlu falanın Cehennem’den berât kâğıdıdır” yazılıdır.
Her sene, Şa’bân ayının 15’inci Berât gecesinde o senede olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfûzda yazılır. Kur’ân-ı kerîm, Levh-i mahfûza bu gece indi. Resûlullah efendimiz, bu gece, çok ibâdet, duâ eder ve;
(Berât gecesini ganîmet, fırsat biliniz! Çünki, belli bir gecedir. Şa’bânın on beşinci gecesidir. Kadir gecesi, çok büyük ise de, hangi gece olduğu belli değildir. Bu gece, çok ibâdet yapınız. Yoksa, kıyâmet günü pişmân olursunuz!) buyurmuştur.
İmâm-ı Rabbânî hazretleri vefât etmeden altı ay önce, Berât gecesini, kendi husûsî odasında ihyâ eyler. O gece yarısı, kıymetli hanımının bulunduğu odaya gelir. Hanımı;
-Efendim, bu gece ecellerin ve amellerin takdir edildiği gecedir. Kimbilir Allahü teâlâ kimin defterine ölecek ve kimin defterine yaşayacak! diye kaydetti deyince, İmâm-ı Rabbânî hazretleri;
-Niçin tereddüt ve şüphe ile söylüyorsun? Ya isminin, dünyâda yaşayacaklar sahifesinden silindiğini görenin hâli nice olur? buyurur ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, o sene vefât eder.
Atâ bin Yesâr hazretleri buyuruyor ki:
“Şâban ayının on beşinde, yâni Berât gecesinde o yıl içinde ölecek olanların listesi Azrâil aleyhisselâma verilir. Bu arada ev yapan, ağaç diken ve yeni evlenen nice kimseler vardır ve isimleri bu listededir. Fakat onlar bunu bilmezler.”

ALLAHÜ TEALAYA SIĞINMALI
Yapılan duâların, şartlarına uygun yapıldığında kabul olacağı kitaplarda bildirilmekte ve duânın müstecâb olduğu zamanlar ise şöyle sıralanmaktadır:
“Receb ayının ilk Cumâ gecesi olan Regâib gecesi, Şâban ayının on beşinci yani Berât gecesi ve günü, mübârek geceler, Cumâ günü, hatîb minberde iki hutbe arasında oturduğu vakitten namaz kılıncaya kadar, her gecenin son üçte birinde yani seher vaktinde, Allah yolunda cihâd ederken, her namazdan sonra, Kur’ân-ı kerîmi okuduktan sonra, yağmur yağarken, Kâbe-i muazzamayı görünce, zemzem suyu içince yapılan duâ müstecâbdır. Musîbete uğrayanın o andaki duâsı da müstecabdır.”
Netice olarak berât, temize çıkmak, kurtulmak anlamındadır. Berât gecesi gibi kıymetli gecelerde, duâ ederek, yalvararak, tövbe ederek, günahlardan kurtularak, berâtımızı almamızı nasib eylesin Rabbimiz. Muhammed Rebhâmî hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Berât gecesinde çok duâ etmeli, kötü sondan, îmânsız ölmekten Allahü teâlâya sığınmalı, Cehennem ateşinden kurtuluş berâtı, bereket, rahmet, mağfiret ve âfiyet dilemelidir.”

   quup        

Takdir Et, Devam Et

E-mail adresinizi yayınlamıyoruz. Gerekli alanlar : *

*